Üç ay süren tutukluluğunun ardından serbest kalan komedyen Deniz Göktaş, New York Times'a verdiği mülakatta cesaret ve ifade özgürlüğü konularına dikkat çekti. 'Korkmak zorunda değilsiniz.' diyerek, sanatçıların savundukları ilkelerden vazgeçmemeleri gerektiğini vurgulayan Göktaş, yaşadığı deneyimin kendisine önemli dersler verdiğini belirtti.
Tutukluluk süreci ve etkileri
Göktaş, 'Üç ay hapiste kalmak korkunç bir şey, ama bunun üstesinden gelemeyecek bir sanatçı yoktur.' diyerek, tutukluluk sürecinin kendisine kattığı cesareti anlattı. Sanatçının, geçmişte yaşadığı otosansürden bahsetmesi, onun içsel çatışmalarını da gözler önüne serdi. Göktaş, 'Büyüdükçe kaybedecek çok şeyim oldu ve bu durum beni korkak hale getirdi.' ifadeleriyle, sanatçıların nasıl bir baskı altında olduğunu dile getirdi.
Komedi ve cesaret
Deniz Göktaş, komedi sanatının gücüne dikkat çekerek, komedyenlerin sınırları zorlaması gerektiğini savundu. 'Hoşgörü son yıllarda önemli ölçüde azaldı.' diyen Göktaş, iktidarın komedyenlere yönelik baskılarını sorguladı. 'Komedyenler, toplumun sesini duyurmak için cesaret göstermelidir.' diyerek, diğer sanatçılara da örnek olma niyetinde olduğunu belirtti.
Gelecek planları
Tutukluluk günlerinde bile pişmanlık hissetmediğini ifade eden Göktaş, içeride geçirdiği süre boyunca yeni gösteri malzemeleri yazdığını ve sahneye taşımayı umduğunu söyledi. 'Sadece komedyenler değil, herkesin özgürce konuşabilmesi için mücadele etmeliyiz.' diyerek, gelecekteki hedeflerini de açıkladı.
Deniz Göktaş'ın yaşadığı bu deneyimler, sadece kendisi için değil, tüm sanatçılar için bir cesaret kaynağı olma potansiyeline sahip. Göktaş, yaşadığı zorlukların üstesinden gelerek, ifade özgürlüğü mücadelesinin önemli bir temsilcisi haline geldi.
Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.