Eski Ulaştırma Bakanı Denizolgun'un ölümü soruşturmasında yeni iddianameler: Ablası, yeğeni ve doktoru hakkında suçlamalar
Gündem Türkiye

Eski Ulaştırma Bakanı Denizolgun'un ölümü soruşturmasında yeni iddianameler: Ablası, yeğeni ve doktoru hakkında suçlamalar

2016 yılında Beykoz'daki çiftliğinde ölü bulunan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü soruşturmasında, ablası, yeğeni ve doktoru hakkında yeni iddianameler hazırlandı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında Beykoz'daki çiftliğinde ölü bulunmasına ilişkin soruşturma yeni aşamaya ulaştı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameler, Denizolgun'un yakın çevresi hakkında ciddi suçlamalar içeriyor. Ablası Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş, yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ve doktoru Nurettin Demirkol hakkında ayrı ayrı iddianameler düzenlendi.

Ablası ve yeğeni hakkında hazırlanan iddianamede, kayıp telefon nedeniyle "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istenmektedir. İddianamede, Denizolgun'un ölümünün ardından olay yerinde bulunan telefonunun alınarak parmak izi incelemesi yapıldığı belirtilmektedir. Telefon daha sonra tereke işlemleri kapsamında mahkemeye gönderilmiş ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslim edilmiştir.

Tanık olarak ifadesi alınan avukat Abdurrahim Çelik'in beyanına göre, eşyalar bir çuval içerisinde teslim alınmış ve Hilmi Tuna Kuriş'in yönlendirmesiyle Kısıklı'daki bir eve götürülerek oradaki bir çalışana verilmiştir. Soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan aramalarda, Hilmi Tuna Kuriş'in evinde Denizolgun'a ait telefonun bulunmadığı tespit edilmiştir. Telefonun IMEI bilgileri ve fotoğrafları incelenmesine rağmen, el konulan telefonlar arasında bulunamamıştır.

Doktoru Nurettin Demirkol hakkında hazırlanan ayrı iddianamede ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenmektedir. İddianamede, Demirkol'un soruşturma aşamasındaki beyanları ile dosyadaki tutanaklar, HTS kayıtları ve tanık ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğu belirtilmektedir. Demirkol, olay günü polisi kimin aradığını bilmediğini söylemişse de, 155 Acil Arama İhbarı Tutanağı ve olay yerine giden polis memurunun beyanına göre aramayı kendisinin yaptığı tespit edilmiştir.

Demirkol'un Denizolgun'un özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli bulmadığını söylediği; ancak olay yerine gelen polis memuru, olay yeri inceleme görevlisi ve 155 Acil Arama Merkezi'ne kendisini Denizolgun'un özel doktoru olarak tanıttığı ve ölümü şüpheli bulduğunu söylediği iddianamede yer almaktadır. Ayrıca, Demirkol'un olay günü Kısıklı'daki ikametinde bulunduğuna yönelik beyanının HTS kayıtlarıyla uyuşmadığı ileri sürülmektedir.

Demirkol'un çiftlikte yalnızca Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söylediği; ancak olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık ifadelerine göre Hilmi Tuna Kuriş ile Alihan Kuriş'in de olay yerinde olduğunun tespit edildiği belirtilmektedir. Savcılık, bu bulgular doğrultusunda Demirkol'un bazı beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur. Demirkol hakkındaki iddianame Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.

Kaynak: Cumhuriyet · https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/arif-ahmet-denizolgun-dosyasinda-yeni-gelisme-ablasi-yegeni-ve-doktoru-hakkinda-iddianame-2543162 · Kaynaklarımız

G Günce Haber Merkezi Haber Merkezi Tüm haberleri →
Tepkin:
← Gündem haberlerine dön

Yorumlar (0)

Yorumlar yayınlanmadan önce ekibimizce onaylanır.

İlk yorumu sen yaz.

İlgili haberler