Reform UK, Birleşik Krallık'taki iltica sistemini, hükümete gelmeleri halinde bir tam yasama dönemi boyunca askıya almayı planladıklarını açıkladı. Partinin bu önerisi, yeni iltica başvurularının reddedilmesi ve mevcut başvuruların geçersiz kılınması yönünde bir dizi önlem içeriyor. Tüm iltica talep sahiplerinin sınır dışı edilmesi hedefleniyor. Bu durum, Reform'un iltica sistemini etkili bir şekilde askıya alacağı anlamına geliyor.
İltica Mahkemeleri Kapatılacak
Reform UK, iltica başvuru süreçlerini yöneten mahkeme sisteminin de kaldırılacağını belirtirken, halihazırda 90,000'den fazla bekleyen başvurunun sahiplerinin de sınır dışı edileceğini duyurdu. Partinin lideri Nigel Farage, Birleşik Krallık'ın bir ulusal güvenlik acil durumu ile karşı karşıya olduğunu ve ülkeye daha fazla iltica talebinde bulunan kişi kabul edilemeyeceğini ifade etti. Bu bağlamda, Reform'un iltica sistemine ilişkin önerileri, mevcut yasaların ve uluslararası anlaşmaların da göz ardı edilmesini içeriyor.
Eleştiriler ve Tepkiler
Labour Partisi'nin başkanı Bridget Phillipson, Reform'un önerilerini umutsuzluk ve zayıflık olarak nitelendirerek, savaş ve zulümden kaçan insanlara yardım etmenin temel bir insanlık görevi olduğunu vurguladı. Ayrıca, Reform'un bu tarz bir yaklaşımının, toplumun ortak değerlerine saldırı olarak değerlendirileceğini ifade etti. Muhafazakar Parti'nin gölge içişleri bakanı Chris Philp, Reform'un önerilerinin kendi partilerinin politikalarını büyük ölçüde kopyaladığını savundu.
Uluslararası Anlaşmaların İhlali
Reform UK, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden (ECHR) çekilmeyi, 1998 İnsan Hakları Yasası'nı yürürlükten kaldırmayı ve 1951 Mülteci Sözleşmesi'ni geçersiz kılmayı planlıyor. Bu adımlar, Reform'un önerilerine karşı yasal itirazların önünü kapatmayı amaçlıyor. Ayrıca, Reform, Pakistan, Somali, Eritre, Suriye, Afganistan ve Sudan gibi ülkelerle vize yasakları ve ticaret tarifeleri uygulayarak bu ülkeleri deportasyona zorlamayı hedefliyor.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
Reform'un bu politikaları, Birleşik Krallık'taki iltica sisteminin köklü bir değişime uğraması anlamına gelebilir. Partinin, hükümete gelmeleri durumunda, son beş yıl içinde yapılan tüm iltica başvurularını gözden geçireceği ve yaklaşık 400,000 kişinin sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalacağı öne sürülüyor. Reform'un önerileri, hem muhalefet hem de iktidar partileri tarafından eleştirilse de, bu tür bir yaklaşımın toplumda nasıl bir etki yaratacağı merak konusu. Reform'un iltica sistemine yönelik bu radikal değişiklik önerileri, önümüzdeki seçimlerde kamuoyunun gündeminde önemli bir yer tutacak gibi görünüyor.
Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.