Türkiye, Avrupa Birliği'nin (AB) 2035 yılı itibarıyla içten yanmalı motor ve hibrit araç üretimini yasaklama kararının revize edilmesi sürecinde önemli bir fırsatı kaybetti. Almanya ve Fransa'nın uzlaştığı yeni öneri, otomotiv üreticilerinin 2035 sonrası dönemde yeni içten yanmalı ve hibrit araçları piyasaya sunmasına olanak tanıyor. Ancak bu durum, Türkiye'nin "Made in Europe" kapsamına dahil edilmesini engelleyen Fransa'nın sınırlandırıcı yaklaşımı nedeniyle gerçekleşemedi.
Fransa'nın Etkisi
Fransa'nın, otomotiv teşviklerinin yalnızca AB üyesi ülkeler ve Birleşik Krallık ile Avrupa Ekonomik Alanı'nda üretilen araçlarla sınırlı tutulması yönündeki tavrı, Türkiye'nin yanı sıra diğer ticaret ortaklarının da dışlanmasına yol açtı. Almanya'nın daha önceki esnek model önerisi, Fransa'nın bu yeni yaklaşımı karşısında rafa kaldırıldı. Türkiye, Fas, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler bu yeni düzenlemenin dışında kaldı.
Türkiye'nin Hedefleri
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin AB'nin "Made in Europe" planına entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Bolat, bu dışlanmanın her iki tarafın ekonomisine de zarar vereceği konusunda uyarılarda bulundu. Türkiye, uzun süredir Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında Avrupa sanayisine entegre olmayı hedefliyor.
Japonya'nın Görüşü
Japon otomotiv üreticisi Toyota'nın Avrupa Birimi, İngiltere'nin bu düzenlemeye dahil edilmesine yönelik olumlu bir tutum sergilerken, Türkiye ve Japonya'nın da kapsama alınmasını talep etti. Toyota, bu ülkelerle sürdürülecek iş birliğinin Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücünü artıracağına dikkat çekti.
Gelecek Perspektifi
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, içten yanmalı motor yasağının tarihe karışacağını belirtti. Fransa'nın "Made in Europe" yaklaşımının, çelik, çimento ve yeşil teknolojiler gibi stratejik alanlara da yayılması bekleniyor. Fransa Cumhurbaşkanlığı'ndan bir yetkili, otomotiv için uzlaşılan kuralların diğer sektörlerde de geçerli olmasını arzuladıklarını ifade etti.
Sonuç olarak, Türkiye'nin otomotiv sektörü, yeni düzenlemeler ve Avrupa pazarına entegrasyon hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüm noktasında bulunuyor. Ancak Fransa'nın engelleyici tutumu, Türkiye'nin bu hedeflere ulaşmasını zorlaştırıyor.
Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.