Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğmuştur. Babasının adı Ali Rıza Efendi, annesinin adı ise Zübeyde Hanım'dır. Kaynaklara göre, Ali Rıza Efendi aslen Manastır'a bağlı Debre-i Bâlâ'dan gelmekte olup, çeşitli araştırmacılar tarafından Kocacık Yörüklerine mensup olduğu ileri sürülmüştür. Zübeyde Hanım ise 1857 yılında Selanik'in batısındaki Langaza'da çiftçi bir ailede doğmuş, Karaman'dan Rumeli'ye göçen Yörüklerin soyundan gelmektedir. Ali Rıza Bey, dinî vakıfları denetleyen memur olarak başladığı kariyerini, 93 Harbi öncesinde yerel birliklerde gönüllü teğmen olarak devam ettirmiş, daha sonra Selanik'te gümrük memurluğu ve kereste ticareti ile meşgul olmuştur.
Mustafa Kemal'in adı hakkında çeşitli açıklamalar mevcuttur. Mustafa adını babası, kendi dedesinin adı olması nedeniyle vermiştir. Kemal adının kaynağı konusunda ise farklı görüşler bulunmaktadır. Afet İnan, matematik öğretmeni Üsküplü Mustafa Efendi'nin onu "mükemmel ve olgun" göstermek için bu adı verdiğini belirtirken, Ali Fuat Cebesoy öğretmenin onu kendinden ayırt etmek amacıyla bu adı koyduğunu söylemektedir. Biyograf Andrew Mango ise Mustafa Kemal'in kendisinin bu adı Namık Kemal'den esinlenerek seçtiğini ileri sürmüştür.
Atatürk, askerî görevleri sırasında Bey (1911), Paşa (1916) ve Gazi (1921) ünvanlarını kazanmıştır. 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun kabulü sonrasında, TBMM tarafından kendisine "Atatürk" soyadı verilmiştir. Bu soyadının bulunması, Saffet Arıkan'ın II. Türk Dili Kurultayı'nda hazırladığı bir nutuk taslağında yer alan "Ata Türk" ifadesine dayanmaktadır. Mustafa Kemal, bu ifadeyi "çok güzel bir buluş" olarak beğenmiş ve Naim Hazım Onat'a danışarak "Atatürk" soyadını benimsemiştir. Dil Devrimi'nin etkisiyle, Atatürk 1935 yılında Arapça "Kemal" adını Eski Türkçede "kale" anlamına gelen "Kamâl" ile değiştirmiş, ancak 1937'de eski yazımına dönmüştür.
I. Dünya Savaşı sırasında Atatürk, Osmanlı ordusunda önemli görevler üstlenmiştir. Çanakkale Cephesi'nde miralaylığa, Sina ve Filistin Cephesi'nde ise Yıldırım Ordular Grubu komutanlığına atanmıştır. Savaşın sonunda Osmanlı İmparatorluğu'nun yenilgisini izleyen dönemde, Anadolu Hareketi'ne öncülük etmiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükûmeti'ni kurmuş ve Türk Orduları Başkomutanı olarak hareket etmiştir. Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki başarısından dolayı 19 Eylül 1921 tarihinde "Gazi" unvanını almış ve mareşallik rütbesine yükselmiştir.
Kurtuluş Savaşı'nın ardından Atatürk, Cumhuriyet Halk Partisini "Halk Fırkası" adıyla kurmuş ve ilk genel başkanı olmuştur. 29 Ekim 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin ilan edilmesinin ardından cumhurbaşkanı seçilmiş, 1938'deki ölümüne kadar dört dönem bu görevde kalmıştır. Bu dönem, Türkiye'de en uzun süreli cumhurbaşkanlığı rekorunu oluşturmaktadır.
Atatürk'ün yönetimi altında gerçekleştirilen reformlar, Türkiye'yi laik ve modern bir ulus devlete dönüştürmeyi amaçlamıştır. Yabancılara tanınan ekonomik ayrıcalıklar kaldırılmış, üretim araçları ve demir yolları millîleştirilmiştir. Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu ile eğitim, Türk hükûmetinin denetimine girmiş ve seküler, bilimsel eğitim esas alınmıştır. Binlerce yeni okul yapılmış, ilköğretim ücretsiz ve zorunlu hale getirilmiştir. Yabancı okullar devlet denetimine alınmıştır.
Sosyal ve hukuki alanda yapılan değişiklikler de çağdaş bir toplum oluşturma hedefini yansıtmıştır. Takvim, saat ve ölçülerde değişikliklere gidilmiş, erkeklerin serpuşlarında ve giysilerinde reformlar yapılmıştır. Mecelle kaldırılarak seküler Türk Kanunu Medenisi yürürlüğe konulmuştur. Kadınların sivil ve siyasal hakları pek çok Batı ülkesinden önce tanınmıştır. Çok eşlilik yasaklanmış, kadınların tanıklığı ve miras hakkı erkeklerinkiyle eşit duruma getirilmiştir. Türkiye, dünyanın çoğu ülkesinden önce kadınlara 1930'da yerel seçimlerde, 1934'te genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanımıştır.
Ceza ve borçlar hukukunda seküler yasalar yürürlüğe konulmuş, Sanayi Teşvik Kanunu kabul edilmiştir. Arap harfleri temelli Osmanlı alfabesinin yerine Latin harfleri temelli yeni Türk alfabesi benimsenmiş, halkı okuryazar kılmak için eğitim seferberliği başlatılmıştır. Üniversite Reformu gerçekleştirilmiş, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı yürürlüğe konulmuştur. Sınıf ve durum ayrımı gözeten lakap ve ünvanlar kaldırılmış, soyadları yürürlüğe konulmuştur.
Atatürk'ün desteği ve girişimiyle çok sayıda kamu kurumu kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları, Türk Hava Yolları, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Hıfzıssıhha Enstitüsü, Türkkuşu, Sümerbank, Etibank, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu bu kurumlar arasında yer almaktadır. Yerli tarım, tekstil, makine, uçak ve otomobil endüstrilerinin gelişimi desteklenmiştir. Toprak reformu için çabalanmış, Türkleştirme siyaseti yürütülmüştür.
Atatürk'ün ideolojik mirasını oluşturan Kemalizm, sekülarizm ve milliyetçiliğin temel ilkeleri üzerine kurulmuştur. Bağdaşık ve birleşmiş bir ulus yaratılması amacıyla yürütülen politikalar, ülkenin sosyopolitik yapısını derinden etkilemiştir. Ancak kaynaklara göre, Atatürk'ün hedefleri ile ülkenin sosyopolitik yapısı arasındaki uçurum tamamen kapanmamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de İstanbul'da ölmüştür. Onun ölümü ile Türkiye, kurtuluş savaşının başkomutanı ve cumhuriyet döneminin mimarını kaybetmiştir. Atatürk'ün gerçekleştirdiği reformlar ve kurduğu kurumlar, günümüzde de Türkiye'nin modern devlet yapısının temelini oluşturmaktadır. Seküler hukuk sistemi, eğitim reformları, kadın hakları ve endüstriyel kalkınma alanındaki çabalarının etkileri, Türk toplumunun gelişiminde uzun vadeli sonuçlar doğurmuştur. Atatürk'ün adı, Türk tarihinde ulusal bağımsızlık ve modernleşme mücadelesinin sembolü olarak kalmıştır.
Not: Bu biyografi, kamuya açık ansiklopedik kaynaklara (Wikipedia) dayanılarak hazırlanmıştır. Tarih ve ayrıntılarda güncel/kesin bilgi için belirtilen kaynağa başvurabilirsiniz.
Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.