İnsan, toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma kabiliyeti olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen, huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli kişiye denir. 2026 itibarıyla, Worldometer verilerine göre dünya nüfusu 8,3 milyarı aştı. Her bir bireyin fikri, düşüncesi, görüşü, yaşam tarzı kendine hastır; gerek ailesinden gerek aldığı eğitimden gelen bu özellikler kendisini ilgilendirir, başkalarına faydalı olup olmayacağı da kendi kararıdır. Buna göre birbirimize taktığımız bir sıfat olan "Adam" ve "İnsan" kavramlarını birbirinden ayırmamız gerekir. Zira "adam olmak" ayrı, "insan olmak" apayrı bir kavramdır.
Bir parça altın düşünün: en ufak parçası bile çok değerli olan, hiç havadan sudan etkilenmeyen bu element, çamur içinde dahi olsa altın olarak kalıyor, değeri asla değişmiyor. Bizler insan olarak çok değerli bir varlık olmamıza rağmen kendi değerimizi, yaptığımız saçma hareketler ve davranışlar yüzünden kendi elimizle bitiriyoruz. Yaşadığımız dünyayı kendi ellerimizle yavaş yavaş yok ediyoruz. Kendimizi geliştirmek, daha iyi yerlere gelmek yerine başka insanların yaptıklarını kıskanmak, onların kazandığı başarıları çekememek en büyük sorunumuz oluyor.
Hep iyi insan olmaktan bahsediyoruz, peki ne kadar iyi insan olabiliyoruz? Herkes iyi insansa, etrafta gördüğümüz o çöpü yerlere kim atıyor? Bu kadar dünyayı, doğayı kim kirletiyor? Doğayı çok seviyorsak, hepimiz iyiysek, o kadar ormanı kim katlediyor? Her yıl orman yangınları yüzünden binlerce hektar orman, içinde yaşayan canlılarla birlikte yanıp kül oluyor. Suda yaşayan canlıların yaşam alanları bizim plastik atıklarımız yüzünden daralıyor; denizleri kim kirletiyor? Hepimiz iyi insansak, binlerce çocuk neden açlıktan, susuzluktan ölüme mahkûm ediliyor? Umudu, yarını olan çocukları kim ağlatıyor?
Hepimiz aslında insan olmanın kurallarını, ahlaki yönlerini biliyoruz; ama uygulamaya gelince sadece "ben iyi insanım" diyoruz. Bunlar olurken biz gerçekten ne kadar iyi insan oluyoruz? Birbirimizi iyi insan, kötü insan diye ayırıyoruz. Hangimiz iyi, hangimiz kötü, nereden biliyoruz? Bize yanlış yapan bir insanın başkasına da aynısını yapacağı gözüyle bakıyoruz; ya yanlış olan biziz ve yanlışı biz yapıyorsak, o zaman o insanı neden başkalarına kötülüyoruz? İyilik yapan bir insana neden "kesin bir çıkarı var ki bize iyilik yapıyor" diyoruz? İyi olan bir insan bunları nasıl düşünüp "ben iyi insanım" diyebiliyor? Elbette hepimiz iyilik meleği değiliz ama iyilik yapan bir insana neden ön yargıyla yaklaşıyoruz? Çevremizde "artık kimseye iyilik yapmayacağım" diyen insanları çok duymuşsunuzdur. Bu insanlar neden bunları söylüyor acaba, bu düşünceye sebep olan şey ne? İşe yarar mı bilmem ama:
Karşımıza çıkan bir insana kötü gözle bakmazsak, insan oluruz aslında.
Yerlere tükürmesek, insan oluruz aslında.
"Ben", "sen", "o" demeyi bırakırsak, insan oluruz aslında.
Eşitlik ve adalet kelimelerini uyguladığımız zaman, insan oluruz aslında.
Kendimize layık görmediğimiz şeyleri değil, sevdiğimiz şeyleri başkalarıyla paylaşmayı bildiğimiz zaman, insan oluruz aslında.
Adam olmayı biliyoruz da insan olmayı başaramıyoruz sanki…
Yorumlar (0)
İlk yorumu sen yaz.